01 Eylül 2009

Yunuslarla Yüzme ve Tedavi ile ilgili yazım NTVMSNBC.com da

Dolphin Park'ta Yunuslar ile yüzmek..

Gelişimleri farklı çocuklarla yoga çalışmaları yapan bir eğitmen olarak Bodrum Gümüşlük Dolphin Park’ın işletmecisi Sn. Cenk Gökalp ile yunuslarla yüzme ve tedavi konusunda söyleştim. Bu söyleşimizde Dolphin Park’taki muhteşem yunuslar Ada ve West’in insanlarla olan gizemli ilişkisini bulabilirsiniz.

Son yıllarda yunusla tedavi yöntemi hızla yaygınlaşıyor. Kökeni eski Sovyetler Birliği ve ABD’nin arasındaki soğuk savaştaki askeri araştırmalara dayanıyor. Türkiye’de 2005 yılına kadar yurtdışından gelen firmaların yunuslarıyla yapılan etkinlikler varken, 2006’da bir Türk firması olan Dolphin Park ile Türkiye’de bir ilke imza attık. Ayrıca, normalde kullanılan havuzlar karada betondan yapılmışken, buradaki havuzlar tamamen doğanın içinde ve denizi doğal bir şekilde bölüyor. Senede bir veya iki kere denizden geçmekte olan yunus sürüleri ile denizde bir araya gelen Dolphin Park’ın cana yakın yunusları Ada ve West, antrenörleri tarafından insanlarla ortak bir alanı paylaşmak üzere Ege denizinden alınarak eğitilmişler. Tıpkı çocuklar gibi her birinin farklı karakterleri olan bu sevimli yunusların biri insanlarla beraber yüzerken diğeri dinlenmeyi bırakıp dikkatleri üzerine çekmek için çeşitli numaralar yapmaya başlıyor. Yunuslar kaç yaşında diye merak edip sorduğumda ‘Doğal ortamında sürü halinde yaşayan bu Akdeniz Afalinası ortalama 30-35 yıl yaşar. Bizim yunuslarımız Ada 18-20 ve West ise 12-14 yaşındalar’ diye cevap veriyor Cenk Bey ve şöyle devam ediyor:

İlgili yazıyı okumak için şu linke tıklayınız: http://www.ntvmsnbc.com/id/24995969/

Domuz Gribi ile ilgili yazım NTVMSNBC.com da

İnfluenza Salgınlarından Korunmak için Ruh ve Beden Temizliği

Bağışıklık sistemimizin tam ve güçlü olmasının bizim kendi hakkımızdaki duygularımızla çok alakası vardır. Eğer kendimiz hakkında olumlu düşünen ve öyle tavırlar alan bir kişiysek bu savaşı sinir sistemimize bağlı olan bağışıklık sistemimiz kazanır.

“Tüm dünyaya yayılmakta olan domuz gribi mutasyona uğramakta olan bir influenza salgınıdır. Bir solunum yolu hastalığı olan, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin bir karışımından oluşan bu virüse karşı insanın doğal bağışıklığı bulun(m)uyor. İlk ortaya çıktığı yerde bu hastalığa yakalanan 4 yaşındaki Edgar ona uygulanan geleneksel tedaviye hemen cevap verip kısa sürede iyileşti. Şimdi turp gibi ve asıl önemlisi testleri, bu hastalığa hiçbir zaman yakalanmamış gibi temiz çıktı.”

Dünya üzerindeki güncel domuz gribi salgınına karşı nasıl bir doğal bağışıklığımızın olduğunu size anlatmadan önce gelin öncelikle kısaca (olası) düşmanımızın kim olduğunu ve hayat tarzını tanıyalım. Virüsler tıpkı biz insanlar gibi belli bir grup bilincine sahiptirler. Yani tıpkı 100. maymun hikâyesinde olduğu gibi nasıl 100. maymun patateslerin kumunu yıkadığında tadının daha lezzetli olduğunu keşfettiği anda dünya üzerindeki tüm maymunlar artık patateslerini yıkayarak yemeğe başlarlarsa virüsler de aynı şekilde aralarında haberleşerek insanoğlunun bulduğu aşılara rağmen yaşamaya devam edebilmek için gerekli değişime uğrarlar. Bunun nedeni yaşayan herkesin bağlı olduğu doğanın ortak bilincidir. Bizler ise aynı grup bilincindeki virüsler gibi hep birlikte belli bir konuya odaklanıp virüslerle aynı şekilde düşünmeye başlarsak onlarla birlikte birbirimize doğru çekilmeye başlarız. Bu doğanın kanunudur çünkü virüsler ve insanlar artık aynı morfogenetik alanı kullanmaya başlamışlardır.

devamı için linki tıklayınız: http://www.ntvmsnbc.com/id/24974912/